Hepimiz büyük annelerimizin pamuk gibi yumuşak ve yaşlarına rağmen ışıltı dolu bir cilde sahip olduğundan söz ederiz. Ve bu cümlenin sonuna “üstelik hiçbir krem ya da bakım ürünü kullandığını görmedim” diye de ekleriz. Doğru, gerçekten de neredeyse hiçbirinin bu parlak cilde sahip olmak için ekstra bir çaba harcaması, farklı kozmetik ürünler kullanması gerekmiyordu. Peki bu durumu tek başına kozmetik ürün kullanımı ile değerlendirmek yeterli mi? Elbette hayır!

Büyük annelerimiz hava ve su kirliliğinin bu kadar yoğun olduğu bir dönemde yaşamadılar, beslenmelerinin kaynağında da bu denli sağlıksız ürün yoktu. Ve stres… “Her çağda stres vardı” demek epeyce kolaycı bir yaklaşım olur. Modern dünyanın yarattığı stres ortamını bundan 20-30 sene öncesiyle kıyaslamak kabul edelim ki adil değil!

Dolayısıyla cilt bakımı, günümüzde bir lüks ya da tercih değil, aksine ihtiyaç! Bu kabulle başlarsak ve sorunları doğru tespit edersek doğru seçimler yapmamız daha kolay olacaktır.

Modern zamana ayak uydurmak, iş dünyasında bakımlı olmak gibi zorunlulukları bir kenara bırakalım, sadece sosyal medyanın yaygınlaşması, fotoğraflarda daha iyi çıkma isteği gibi nedenler bile kendimize bakma konusunda bir arzu kattı yaşantımıza.

Evet, bakımlı ve sağlıklı bir cilde sahip olmak için kendimize, cildimize bakmalıyız. Peki nasıl?

DOĞAYA DÖNÜŞ İÇİN DOĞAL KOZMETİK

Aslında son 10 senedir geniş kitlelerce konuşulmaya başlandı ‘doğaya dönüş’…  Artan stres, kronik hastalıklar ve kötü yaşam koşulları giderek daha da sık duymamıza neden oldu bu sözcükleri. Ve pandemi… Çoğumuz pandemi döneminde yaşamını kalıcı olarak değiştirmeyi başardı ve ‘doğaya dönüş’ü bir arkadaş sohbeti konusu olmanın ötesine taşıdı. Bunu yapması mümkün olmayanlar ya da doğaya dönüşü ufak adımlarla gerçekleştirmek zorunda olanlar da var. Siz bu düşüncenin neresinde olursanız olun, hayatınızı doğal olana dönüştürmek için kaç adım atmış olursanız olun, iyiliği, iyi olan içerikleri hak ediyorsunuz! İster modern dünyanın baskıladığı ‘güzel olma’ amacı, ister gerçekten iyi olanı hak ettiğiniz farkındalığı ister merak olsun ana nedeniniz… Dönüşüm içerde başlasa da hızla dışa yansır. Yansıttığınız değişimin ilk adımı ışıldayan bir ciltle olsun isterseniz size anlatacaklarım var…

Stresin, su, hava, toprak kirliliğinin, modern yaşamın hayatımıza soktuğu kötü koşulların cildimize yansıdığı muhakkak. Peki cildimizi onarırken, ona bakım yapmak isterken uzun vadede daha büyük sorunlara yol açacak kimyasal ürünler kullanmak doğru mu? Bizim tercihimiz bu değil, sizin de olmasını istemeyiz…

İYİLİK DOĞAMIZDA VAR

Bir kadın her yıl geleneksel kozmetik ürünlerinden yaklaşık 2 kg kimyasalı vücuduna almakta. Bu rakam çok korkutucu! Zararlı kimyasallarla kuşatılmış bir dünyada en azından cildimize sürdüğümüz ürünlerin doğal olduğundan ve zararlı kimyasallar içermediğinden emin olmalıyız.

Biz, Rosece olarak yola çıkarken ‘doğaya dönüş’ü popüler bir söylem olmanın çok ötesinde sahiplendik, içselleştirdik: ‘İyilik doğamızda var dedik’… Rosece markamız, sadece doğal içeriklerle, ayrıcalıklı ve en saf ürünleri geliştirmek amacıyla doğdu. Cildimize iyiliğin sadece doğadan geleceğine inandığımız için Rosece ürünlerinde organik olmayan ya da organik sertifika kuruluşları tarafından onaylanmayan hiçbir yapay koruyucu ve kimyasal katkı maddesi kullanmadık, kullanmıyoruz… Size ve çevreye verdiğimiz değerle, doğanın onları yarattığı şekle saygılı biçimde en kaliteli organik veya doğal içerikleri kullanıyoruz.

Doğal olana dönüşü de tıpkı cilt bakımı gibi ‘bütünsel’ olarak ele alıyoruz. Dünyamız ve onun tüm kaynakları bizim için çok değerli. Rosece markası olarak doğaya, toprağa, suya ve tüm canlılara duyarlıyız. Rosece ürünlerinde sadece çevre dostu ve geri dönüştürülebilir ambalaj kullanılıyoruz. Rosece ürünlerini toksin içermeyen, hayvanlar üzerinde test edilmeyen içeriklerden üretiyoruz. Hiçbir Rosece ürününü hayvanlar üzerinde test etmiyor ve hayvanlarda test edilen hammaddeleri de içeriklerimize dahil etmiyoruz.

CİLT BAKIMINDA BÜTÜNSEL YAKLAŞIM

Yukarıda belirttiğim gibi Rosece olarak cilt bakımını ‘bütünsel’ olarak ele alıyoruz. Beslenme,  ve yaşam şeklinin dahil edilmediği, sadece cilt bakımının ve hatta tek bir ürünün her cilt tipinde ve tek başına mucize yarattığı konusundaki yaklaşımları doğru bulmuyoruz. Cilt temizliği, tonikleme, nemlendirme, serum ve maske gibi tüm aşamaların ancak rutin haline geldiğinde ve temiz içerikli beslenme ile de desteklendiğinde mucize yaratacağını biliyoruz. Tam da bu nedenle her cilt tipine, her yaş grubuna ve cilt sorununa yönelik özel reçeteler oluşturuyoruz. Ürünlerimizi sizlerle buluşturmadan önce defalarca kez deniyor, test ediyor ve etkinliğinden emin olmadan satışa sunmuyoruz. Rosece güvenilirliğinin bizim için gurur veren kaynağı tam da bu emeğin ürünü aslında…

Online satış sitemizde yaş grubu olarak genç ya da olgun ciltler için; cilt yapısı olarak kuru, hassas, yağlı, karma ciltler için; cilt problemi olarak lekeli, sivilceli, akneli ciltler için onlarca cilt bakım ürünü sizleri bekliyor. Ancak kullanmanız gereken en doğru doğal içerikleri belirlerken sadece bu kıstasların yeterli olmadığını da biliyoruz. Olgun bir cilt pekala sivilceli de olabilir ya da genç bir cilt kuru, hassas ve yıpranmış… Tam da bu nedenle online mağazamızda olgun ve kuru ciltler’,olgun, yağlı ve gözenekli ciltler’, ‘olgun ve lekeli ciltler, ‘genç ve kuru ciltler, ‘genç ve yağlı, gözenekli ciltler’, ‘genç ve lekeli ciltler, ‘hassas ve kuru ciltler’, ‘hassas ve yağlı ciltler, yağlı ve sivilceli, siyah noktalı ciltler, ‘karmadan yağlıya dönük ciltler ve ‘karmadan kuruya dönük ciltler’ gibi kategoriler halinde en etkili içeriklerimizi sizinle buluşturuyoruz. Her birinin içeriğini yüzde 100 şeffaf şekilde paylaşıyor, nasıl kullanmanız gerektiğini detaylı şekilde anlatıyor, düzenli kullanımın faydaları üzerinde sıkça duruyoruz.

Doğal cilt bakımı hakkında kuracak çok cümlemiz, anlatacak çok hikayemiz var…. Bizi hem sosyal medyadan hem de web sitemizden takip etmeyi unutmayın…

Nurgül Dirlik